Merabaa. Ben Mahmut Bilir ve 20 Nisan 1992 tarihinde dünyaya gözlerimi Amasya'da açtım. Ailenin dördüncü ve son çocuğuyum. Üniversite 1. sınıf öğrencisiyim ve okula gitmekten nefret ediyorum. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, film izlemeyi ve futbol oynamayı ve izlemeyi çok seviyorum. Kardeşlerimle aramda yaş farkı bir hayli fazla olduğu için baya zorluk yaşıyorum. Annemin de deyimiyle kaza kurşunuyum.
Fiziki özelliklerimden bahsetmeyeceğim çünkü saçma olur. Karakter olarak isyankar bir kişiliğim olduğunu söyleyen çoktur. Umursamaz birisi olduğumu zaten biliyorum, bunu başkalarının söylemesine gerek yok. Ha bir de benim için "faklı, tuhaf " vb. şeyler söyleyenler yaklaşık olarak %100'dür. Yaptığım hareketler normal olmadığı için yani normal bir insanın -artık neyse bu normal insan?- yapmayacağı şeyler yaptığım için bana bu sıfatları layık görüyor saygıdeğer normal insanlar. Anormal bir insan olduğum için yeni girdiğim çevrelerde hemen ilgi odağı oluyorum. Hoşuma da gidiyor aslında. Özellikle de kızlar -genelde gerizekalı oluyor bunlar- benimle arkadaşlık kurmak istiyorlar. Benimle bir ay takıldıktan sonra bir daha hiç konuşmamak üzere küsüyorlar. İşte buna bayılıyorum.
Topluma aykırı bir kişiliğim varmış; tamam, kabul. Bunu Rock/Metal müzik dinlememle de alakası varmış, öyle söylüyorlar. Topluma aykırı olan kişiliğime bir de isyankar tarafım eşlik ettiği için normal olan insanlarla çok da iyi anlaştığım söylenemez. Ağzım iyi laf yaptığı için de karşımdakini bozuyorum. Eğer sizin de ağzınız iyi laf yapıyorsa sakın üniversitede hocalara laf sokmayın. Lisede yine bi şekilde yırtıyorsunuz ama üniversitede böyle bir şey yok. Adamı f*ck'arlar, s*kertirler. 2 dersten bu yüzden kaldım daha dönem bitmeden. Zaten benim devamsızlık problemim de olduğu için 2 ders de oradan kaldım.
Bana "p*ç" diyen bir kesim var ki tamamen haklılar. Bendeki kötü bir özelliği "Sen de niye yok?" felsefesiyle onlara da aşılıyorum.
Kısacası hayat felsefem anı yaşamaktan ibarettir. O an mutluysam yaptığım şeyin sonucu ne kadar kötü olursa olsun asla pişmanlık duymam.
Kafama sıkça takılan bir şey var onu da söylemek istiyorum. Biz insanlar yaşlılığımızda rahat etmek için neden gençliğimizi mahvediyoruz? Yaşlanınca ne yapacağım ki ben parayı? G*tüme mi sokacağım? Çok kibar oldu be.
Eğer bu saçmalıkları okuyorsan kesinlikle boku bokuna yaşıyorsun canım kardeşim.
31 Aralık 2012 Pazartesi
Neden Blog Kurdum?
"Neden blog kurdun?" "Arkadaşım senin işin gücün yok mu?" diye soracak olursanız; evet, işim gücüm yok ve neden kurduğumuu da bilmiyorum. Belki kendimi tatmin etmeye çalışıyor olabilirim, yapacak başka bir şey bulamamış olabilirim, canım sıkılmış heyecan arıyor olabilirim vb. Kaldı ki bu 3 maddeyi de tamamen benimsiyorum. Biraz da duygularımı yazmak istedim diyebilirim. Bu yazıyı kimsenin okumayacağından da eminim ama insan bu kadar boş olunca haliyle böyle saçma sapan işlere bulaşıyor. Burada kendime bir dünya kurmak istiyorum. "Biz ayrı dünyaların insanlarıyız(!)" diyen bir kızı sevdim ve ben de o gerizekalı durumuna düşmesin diye kendime ayrı bir dünya açıyorum. "Kardeş sen hiç uğraşma, ben o gerizekalıya 2 ve/ve ya üzerini dünya olmadığını açıklarım." diyen bir kişi çıkarsa şu dakika itibariyle bu blogçuluk oyununa son veririm. Öyle bir delikanlı çıkmayacağına göre; ben de en iyi yaptığım şeyi yapacağım, yani saçmalayacağım. Bundan sonraki yazımda kendimden ve çevremdeki insancıklardan(!) bahsedeceğim. Belki birinin ilgisi çeker. Çekmez de ben yine de yazayım. Bunu okuyan kişi senden nefret ediyorum!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)